Skip to main content

Çizgisel Hayatlar’ım var benim, incecik çizgilerde gizlenen…

 

1969 yılında İstanbul’da doğdu. Babasının TSK mensubu olması sebebiyle ilk, orta ve lise öğrenimini Anadolu’nun farklı illerinde tamamladı. 1987 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği’nde başladığı üniversite eğitimini 1992 yılında tamamladı. 1997 yılında MEB Sınıf öğretmenliğinde başladığı çalışma hayatına 2000 yılından itibaren Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nde (MTA) Metalurji Mühendisi ve İzmir Bölge Müdür Yardımcısı olarak devam etti. 2024 yılında emekli olarak, tüm zamanını resim yapmaya adamış bulunmaktadır.

Metalurji Mühendisi olarak görev yaptığı dönemde seramik ve yapı malzemeleri konusunda çalışmalar yaptı. Özellikle endüstriyel artıkların (bor madeni artıklarının) yapı malzemesi olarak değerlendirilmesi konusunda yürüttüğü projelerde çalıştığı kurum olan MTA adına patent almış, 2014 yılında Yapı Endüstri Merkezi (YEM) tarafından “Gümüş Çekül Yapı Ürün” ödülünü “MATBOR” isimli çalışması ile MTA Genel Müdürlüğü ne kazandırmıştır.

Lise yıllarından itibaren amatör olarak yağlı boya tablolar yapmış, resim yarışmalarına katılmıştır. İş yaşamında mühendislik yaptığı dönemlerde görev aldığı Endüstriyel Hammaddeler ve Seramik Malzemeleri Biriminde özellikle seramik alanında çalışmalar yürütmüştür. Sanatsal seramikler konusunda panolar ve objeler yapmış, çizgisel hayatlar ismini verdiği koleksiyonunun ilk adımını seramik malzemeler ile atmıştır. 2009 yılından itibaren ise tuval üzerine karışık teknik olarak çalışmalarını Ankara’da devam etmektedir.

 

 

Neden Çizgisel Hayatlar?

Neden mi evler çiziyorum, neden mi renkliler, neden mi ortalarında bir figür oluyor (bazen küçücük bir kız çocuğu oturuveriyor o tuvalin ortasına) ve neden isimleri farklı duygulara dokunuyor….

Çünkü; Daha küçük bir kız çocuğuyken, memlekete varan o uzun otobüs yolculuklarında gözlerim uykudan kapanırdı, ben ise ısrarla direnirdim. Merak ediyordum o yanlarından geçtiğimiz evleri; mutluluk, sevgi, huzur, hüzün, sevinçler her evde aynı mıydı?

Cevabı, memlekete varan otobüs yolculuğundaki küçük kız çocuğunun; otobüs camından bakmak için uykuya direnen gözlerinde gizli… İçindeki merak duygusunda gizli… Yol boyunca akıp duran apartmanları, ışıkları yanan evleri merak etmesinde gizli…

Kimi zaman hüzünlendiğimiz kimi zaman mutlu olduğumuz o minik evlerdi aslında gerçeklerimiz… Nasıl ki, yanından hızla geçip camdaki bir çizgi gibi ardımızda bıraktığımızı düşünsek de aslında o minik evler hep orada, hayatlar orada, anılar orada, yaşam mücadelemiz, hayallerimiz orada…

Kız çocuğu artık büyüdü…

Ve seslerini hiçbir zaman duyamadağı o evlerin, seslerini çizmeye başladı…

“Çizgisel Hayatlar” aslında; gerçeği, anıları, yaşamı, duyguları ve kendimizi sorgulayan bir yol.

Daha anlatılmamış hikayeleri olan uzun bir yolculuk…

Online Galeri

Leave a Reply

Close Menu

Sanatınabak.com

Sanatın Kalbinin Attığı
Bu Platforma Hoşgeldiniz.

Bize Ulaşın

Acıbadem Mah.Sokullu Sokak no 3.01 B
Sokullu Sok.
No:3.01/B
Kadıköy/İstanbul

T: +0538 334 45 79
E: info@sanatinabak.com